Mardin, Venedik ve Kudüs’le birlikte dünya üzerinde tamamı SİT olan yapı dokusu bozulmamış üç kentten biridir.

Tarihi İpek Yolu ve Verimli Mezopotamya Ovası üzerinde 12 bin yıldır çeşitli uygarlıklara kucak açmış, farklı mezhep, etnik grup ve geleneklere ev sahipliği yapmış bir dünya kentidir.

Doğal Açıkhava müzesi görünümüyle UNESCO “ Dünya Kültürel Miras Listesi”ne aday bir kenttir.

  • İnanç
    Mardin'de İnanç

    Mardin'de bir birinden farklı inanç ve kültürler yüzyıllardır barış içinde beraber yaşamıştır. Kentin bir çok farklı noktasın hem Müslümanlar için önemli Camii ve Medreseler ile beraber Kilise ve Manastırları görebilirsiniz.

    Kent merkezinde bulunan önemli Cami, Medrese ve Türbeler;
    1. Abdüllatif Camii
    2. Melik Mahmud Camii
    3. Hızır Kale Camii
    4. Hamza-i Kebir Camii (Zaviye)
    5. Kasımiye Medresesi
    6. Melik Mansur Medresesi
    7. Reyhaniye Camii
    8. Sitti Radviyye (Hatuniye) Medresesi
    9. Şehidiye Medresesi
    10. Şeyh Çabuk Camii
    11. Ulu Camii
    12. Zinciriye Medresesi

    Kent merkezinde bulunan önemli Kiliseler ve Manastırlar
    1. Deyrulzafaran Manastırı
    2. Kırklar (Mor Behnam) Kilisesi
    3. Meryem Ana Kilisesi
    4. Mor Efrem Kilisesi
    5. Mor Hürmüzd (Behirmizi) Kilisesi
    6. Mor Mihayel Kilisesi (Burç Manastırı)
    7. Mor Petrus ve Mor Pavlus Kilisesi
    8. Mor Şimuni Kilisesi
    9. Mor Yusuf Kilisesi
    10. Kırmızı Kilise

  • Müzeler
    Mardin'de Müzeler 1. Mardin Müzesi Müze Binası, Mardin Merkez Şar Mahallesi, 1. Cadde Cumhuriyet Meydanı’nın kuzeyinde bir gurup Süryani evinin arasında bulunmaktadır. 1895 yılında Antakya Patriği Behnam Bani tarafından Süryani Katolik Patrikhanesi olarak yaptırılan bina, restore edilerek 1995 yılında müze olarak hizmete açılmıştır. Uzun süre dini amaçlı hizmet veren yapı, askeri garnizon, çeşitli siyasi parti merkezi, kooperatif binası, sağlık ocağı ve polis karakolu olarak da kullanılmıştır. Binayı Süryani Katolik Vakfı'ndan satın alan Kültür Bakanlığı, Mardin Müzesini Zinciriye Medresesinden alarak bu binaya taşımıştır.

    Sarımtırak renkli kalker taşından yapılan çift girişli, üç katlı müze, iç ve dıştaki tonoz, kemer ve sütun başlıklarındaki eşsiz taş süslemeleri ve koleksiyonundaki eserleriyle Türkiye’nin önemli müzelerinden biridir. Binada örtü sistemi olarak çapraz tonoz, yuvarlak beşik tonoz, sivri beşik tonoz ve aynalı çapraz tonoz örneklerini ön plana çıkmaktadır.Birinci katta idari bölümler, danışma, konferans salonu, laboratuar, yemekhane; ikinci katta etnografya sergi salonu, kütüphane ve eser depoları; üçüncü katta arkeolojik eserlerin sergilendiği salonlar ve uzman odaları bulunmaktadır.

    Girnevaz Höyük kazılarında elde edilen tablet, silindir mühür, seramik, figürin ve takılar, Kuzey Mezopotamya ve Güneydoğu Anadolu kültürlerinin Eski Tunç, Asur, Urartu, Grek, Pers, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ait seramik, mühür, kandil, sikke ve cam şişe örnekleri Arkeoloji Salonu’nda sergilenmektedir.

    Etnografya Salonu’nda sergilenen eserler arasında özellikle Midyat İlçesi’nde köklü bir geçmişi olan gümüş işçiliğinden örnekler, yöresel giysiler, kılıçlar, kahve (mırra) takımları, hamam takımları, tespihler, bakır eşyalar yer almaktadır.(Kaynak http://www.mardinmuzesi.gov.tr )

    2. Sabancı Müzesi Önceleri Süvari Kışlası olarak; sonra Vergi Dairesi Binası olarak kullanılan ve mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edilen 2 katlı koruma altındaki bina Sabancı Vakfı tarafından restore ettirilerek müze ve sanat galerisine dönüştürülmüştür.
    Şehir merkezinde bulunan tarihi yapının restorasyonu tamamlandıktan sonra Sakıp Sabancı'nın vasiyeti üzerine üst katta yer alacak olan müzeye “Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi” adı verilmiştir. Alt katta yapılan galeriye ise Sabancı Vakfı ile birlikte Dilek Sabancı da maddi destek sağladığı için “Dilek Sabancı Sanat Galerisi” adı verilerek 1 Ekim 2009 tarihinde yapılan açılış töreniyle halkın hizmetine sunulmuştur
  • Yaşayış
    Mardin'de Yaşayış

    Baba erkil toplum yapısı hüküm süren Mardin de akraba ilişkilerine çok önem vermektedir ve akraba ilişkileri çok kuvvetlidir. Geniş aile yapısından dolayı konak kültürü Mardin’de çok yaygındır. Yeni evlenen gençler konak dışına çıkmadan kendilerine ayrılan odalarda yaşamlarını sürdürürler.

  • Yemek Kültürü
    Mardin'de Yemek Kültürü

    Yiyecek içecek kültür biliminin en özgün kimliğine sahip olan Mardin şehri, asırların ötesinden gelen lezzet kimliğini yaşatıp koruyarak, bir anlamda dünyada ki gurme turizmine de elçilik ediyor.Mardin, bir ilk olma çerçevesinde ‘’Butik Gastronomi’’ adı altında kendi şark yemek kültürünü, yemek hikayeleri ile beraber Mardin’in mistik ara sokaklarında bulunan onlarca tarihi konakta sergilemeye devam ediyor.

    Mardin’in kendine özgü yemekleri, yörede yetişen bitkilerin mutfak kültürü ile bütünleşmesi ve yaşam tarzının belirleyiciliğiyle geleneksel bir boyut kazanmıştır. Mardin mutfağının zenginliği, gelmiş geçmiş uygarlıkların kültür birikimleri ve yöre halkının medeniyetteki değişim sürecinde kendilerini yenilemedeki yetenekleri ile açıklana bilmektedir. Çeşitli dinsel törenler için hazırlanan yemekler düğün, doğum ve ölüm sonrası geleneksel günler ve ayinler için özel olarak yapılan hayır yemekleri, yöre mutfağını oluşturan öğelerden bazılarıdır. Yöreye özgü baharatlar kullanılarak lezzeti arttırılan geleneksel yemekler arasında,
    Mardin'de Kültürkaburga dolması (içi pirinçle doldurulmuş kuzu kaburgası),
    Mardin'de Kültürkuzu çevirme, “Şam böreği” de denilen Sembusek (bir çeşit kapalı lahmacun),
    Mardin'de Kültürİkbebet ve Kitel Rıhha (haşlanmış içli köfte çeşitleri),
    Mardin'de KültürIrok (kızartılmış içli köfte),
    Mardin'de KültürAcin (çiğ köfte),
    Mardin'de KültürKibe (işkembe dolması),
    Mardin'de KültürLebeniyye (yoğurtlu buğday çorbası)
    sayılabilir.

  • Mardin’e Has Kültürel Değerler
    Mardin'de El Sanatlari Mardin'de Kültür Telkari: Mardin ve Midyat’a özgü geleneksel el sanatlarından biri olan telkâri, tel haline getirilmiş gümüşü veya altını tahta üzerinde açılmış oyuklara kakarak ve gömerek yapılan süsleme sanatıdır. Tel haline getirilen altın ve gümüş, kanaviçe zarafetinde ilmek ilmek işlenerek süsve ziynet eşyalarına dönüştürülür.

    Mardin'de Kültür Kilden: Mardinli kadınların hamama giderken sabun, kese gibi malzemelerini koydukları bakır çantaya “Kilden” adı verilmektedir. Kilden kültürü Mardius Tarihi Konakta yaşatılmaktadır

    Mardin'de Kültür Kam’ or: Mardin’de havalar ısınmaya başladığı zamanlarda zengin aileler kendilerine ait kır evi ve bahçelerine giderlerdi. Kam’or ismini bu mesire yerlerinden almaktadır.

    Mardin'de Kültür Mırra: Mardin’e has acı kahvenin adıdır ve kulpsuz fincanlarla içilir. Genellikle mutlu ve hüzünlü günlerde ikram edilir. (Düğün ve Cenaze) .

    Mırra içildikten sonra fincan ters çevrilerek masaya konur ya da kahveyi sunan kişiye hemen verilir. Ancak dalgınlıkla mırra fincanını düz bir şekilde masaya koyan olursa ceza olarak fincanın içini altın ile doldurmak zorunda kalır.

    Bir grup arkadaş dara düşen dostlarına destek olmak için bu gelenekten yola çıkarak ona kahve içmeye giderler ve içtikleri her kahvenin fincanını düz koyarlar ve ceza olarak içlerini altınla doldurarak dostlarına destek olurlar.

    Mardin'de Kültür Abbara: Mardin evlerinin altında bulunan ve sokakların birbirine bağlayan kemerli dar geçitlere denir. Ev sahibinin şehir halkının yaşamını ve ulaşımını kolaylaştırmak için evinin alt kısmını vakfederek geçit yaptırması ile ortaya çıkmıştır.

    Mardin'de Kültür Kapı Tokmakları: Mardin’de evlerin kapıları çift tokmaklı olur, her iki tokmak da şekil ve çıkardığı ses bakımından farklılık gösterir. İnce sesli tokmağı Hanımefendiler çalar ve bu sesi duyan evin hanımı kapıyı açar. Kalın sesli tokmağı ise Beyefendiler çalar ve evin beyi tarafından karşılanır.

    Mardin'de Kültür Güvercin: Mardin’in takla atan paçalı beyaz güvercinleri çok meşhurdur. Halk tarafından hala özenle bakılır ve korunur. Günümüzde hala birçok kişi Mardin’e has güvercinleri bir yaşam biçimi görmektedir ve hayatlarının önemli bir parçasıdır.

    Mardin'de Kültür Badem Şekeri: Mardin’in gastro kimliğine münhasır olan bu şekerlemelerin özel bir yapım metodu vardır. Özellikle ince hayalet diye tabir edilen çeşidi çok ilgi görür. Badem şekerinin üzerinde bulunan mavi renk; rengini Lahor ağacının kökünden alır. Bu Lahor ağacının kökünden çıkan bu mavi özüt renk, eskiden yara yapmasın diye bebeklerin ağzına da sürülürmüş

    Mardin'de Kültür Şahmeran: Belden aşağısı yılan, belden yukarısı kadın olan yaratıktır. Başında boynuzlar, kuyruğu yılanbaşlıklı ve yılan başlarından oluşan ayakları vardır. Hastaları iyileştiren, aydınlık, doğurgan, kadınlık ve bilgeliğin sembolüdür. Bakırlarda en yaygın kullanılan motiftir.

    Mardin'de Kültür Taht: Mardin'e has en önemli kültürel değerlerden birisidir. İlkbahar ayları ile beraber havalar ısınmaya başladığı dönemlerde taht kurma hazırlıkları da başlar. Önce güzelce elden geçirilen tahtlar yaza doğru taş konakların damlarına kurulur. Hane halkı tahtın üzerinde masalsı gökyüzüne bakarak eski hikayeler anlatır, hem de cibinlikleri açıp yatar.

    Mardin'de Kültür Meyan Şerbeti (Süs): Mardinlilerin ramazan ayında ki milli içeceği olarak bilinir. Susatmayı önleyici özelliğinden dolayı sahur sofralarında sıkça yer alır. Meyan böbrek taşı düşürme özelliği ile de bilinen ünlü bir kök şerbetidir.Günümüzde Mardin sokaklarında geleneksel kıyafetleri giymiş şerbet satıcıları ile hala karşılaşmak mümkündür.

    Mardin'de Kültür Uçurtma: Mardinli olup uçurtması olmayan çocuk yoktur. Havaların düzelmesi ile beraber Mardin mahallelerinden farklı renk ve dokularda uçurtmalar gökyüzünü süsler.

    Mardin'de Kültür Tarihi Merkepler: Dar ve merdivenli sokakların temizliklerinde hala kadrolu merkepler kullanılmaktadır. Sabahları erken saatlerde sokakları temizleyen görevlilere eşlik eden merkepler sokak temizliği ve çöplerin toplanması için hayati önem taşımaktadır.

  • Mardin’e Has El Sanatları
    Mardin'de El Sanatlari Geçmişten bu yana farklı dini inançlar ile gelenek ve göreneklerini çağdaş bir anlayış içinde sürdürmekte olan Mardin, bu çeşitliliğin yansıması olarak el sanatlarının da beşiği olmuştur.

    Mardin'de Kültür Kuyumculuk ve Gümüşçülük: (Telkari gümüş işçiliğinde Türkiye’nin merkezidir. Mardin kuyumculuk sanatını diğer illerden ayıran bir başka tarafı da farklı ayarlardaki altın üzerine inci veya değişik renkteki değerli taşlarla üretilen Mardin’e özgü eşyaları da kapsamasıdır.)

    Mardin'de Kültür Taş işlemeciliği, oymacılığı: (Binlerce yıldır Mardin’de yaşayan taş ustaları yaptıkları her eserde taşı bir oya gibi işleyerek duygularını, inançlarını eserlerine yansıtmışlardır. Mardin ve ilçelerinde yapıların çoğunda nakış gibi işlenmiş taşlara, kapılara ve eserlere rastlanmaktadır. Günümüzde sayıları iki elin parmağını geçmeyecek kadar ustası kalan taş işlemeciliği halan devam etmektedir)

    Mardin'de Kültür Bakırcılık ve Kalaycılık: Şehrin özel dokusunda yer bulan ve kendi adıyla anılan çarşısında yüz yıllardan beri varlığını sürdürmekte olan bir sanattır. Yörede birçok sofra takımı, çanak, kaşık, kepçe, kevgir, sini, leğen, kazan, ibrik ve su güğümü gibi mutfak eşyaları üretilmektedir.

    Mardin'de Kültür Midyat el nakışı ve Oyacılık: Çok köklü bir geçmişe sahip olan iğne oyası, günümüzde de yöre kadınları arasında ayrıcalıklı bir sanat dalı olarak, masa örtüleri, oda takımları, kırlentler, yazma çevreleri, mendiller vb aksesuarda önemini kaybetmeden yaşatılmaktadır.

    Mardin'de Kültür Basmacılık: Kök boya kullanılarak, el yapımı tahta kalıplarla desen basma sanatı olan basmacılık daha çok nevresim, perde, masa örtüsü, bohça, tablo gibi ürünlerle kent kültüründe ayrı bir yer tutar.

    Mardin'de Kültür Dokumacılık: (Halı ve Kilim dokumacılığı, Yün ve ipekten yapılmaktadır)

    Mardin'de Kültür Sabunculuk: Turizmin artması azalan sabunculuk sanatını Mardin'de yeniden hareketlendirmiştir. Birbirinden farklı içeriklerle yapılan el işi sabunlar birçok hastalığa iyi geldiği rivayet edilmektedir. En meşhur sabunlar bıttım sabunu ,menegiç sabunu ve bademli sabundur.

    Mardin'de Kültür Sedef işlemeciliği: Sedef işlemeciliği tarih boyunca Mardin ilinde önemli bir yer tutmaktadır. Günümüzde yok olmak üzere olsa da tarihi bir çok konakta bir birinden değerli sedef işlemeli eşya görebilirsiniz.

    Mardin'de Kültür Semercilik: Faal olarak kullanılan merkepler ve atlar için günümüzde azda olsa semercilik sanatı yapan ustalar vardır.

    Mardin'de Kültür Tahta oymacılığı ve Halburculuk: (Gürgen ağacı işlemeciliği)

    Mardin'de Kültür Çömlekçilik: (Mardin ve Midyat ilçelerinde çok eski yıllardan beri devam eden sanat dallarıdır. Yörenin kırmızı toprağının küp yapımcılığına elverişli olması, bu sanat dallarının gelişme göstermesinin en önemli nedenidir. Aynı zamanda testi ve küplerin evlerin kubbeli tavanlarında akustik için kullanılması Mardin’e özgü bir mimari tarzın gelişmesinde önemli rol almıştır.)

İlginizi Çekebilir;